devletime katil dedirtmem  



  1. "bana bu ulkede sagcilar adam olduruyor dedirtemezsiniz"

    http://www.birebir.net/goster.asp?d=bana+sagcilar+adam+olduruyor+dedirtemezsiniz

    asagidaki yazi, yukaridaki linkten..

    tarih: 24 aralık 1978, yer: maraş
    tarih, 16 aralık 1978. yer, maraş: ada-na'dan maraş ügd (ülkücü gençlik derneği) şubesi'ne gelen iki kişinin getirdiği 'güneş ne zaman doğacak' adlı film 16 aralık'ta aniden gösterime sokulur.

    tarih, 18 aralık 1978. yer, maraş: ügd maraş şubesi ikinci başkanı mustafa kanlıdere, ökkeş kenger ve mustafa tecirli'ye 'halkı kışkırtmak, tahrik etmek ve isyanını sağlamak için solcuların attığı süsü verilmek kaydıyla, tahrip gücü az bir dinamit atılmasını' emreder.

    tarih, 19 aralık 1978. yer, maraş, çiçek sineması: çiçek sineması'nda 'güneş ne zaman doğacak' filmi oynamaktadır ve salon mhp'liler tarafından tıka basa doludur. salona telefonla solcular tarafından bomba ihbarı yapılır, arkasından bomba atılır. ölen ya da yaralanan olmaz, çünkü önceden planlandığı gibi bombanın tahrip gücü yoktur. bombadan sonra resmi gösteriler şu sloglanlar eşliğinde başlar: milliyetçi türkiye, müslüman türkiye, katil iktidar, komünistler moskova'ya. kanımız aksa da zafer islamın, ya tam susturacağız, ya kan kusturacağız

    tarih, 20 aralık 1978. yer, maraş yenimahalle: alevi kökenli yurttaşların işlettiği akın kıraathanesi bombalanır.

    tarih, 21 aralık 1978. yer, maraş endüstri meslek lisesi: töb-der üyesi iki öğretmen, mustafa yüzbaşıoğlu ve hacı çolak, endüstri meslek lisesi'nin çıkışında öldürülür. ayaklı gazeteler arkasından şunları yayarlar: ölen dinsiz komünistlerdir. 'allah benim', 'peygamber benim' demişler. dinine sadık bir müslüman çocuğu da bu komünistleri öldürmüş. yarın, dinsiz alevi komünistler ulucami'yi basa-caklarmış. müminlerin işyerlerini yakacaklar-mış. ve müslümanları keseceklermiş. din, devlet elden gidiyor. duracak zaman değil. ey müslümanlar, ulucami'de toplanalım. allah için savaşalım. bu savaşa katılanlar cennete gidecektir.

    tarih, 21 aralık 1978. yer, ankara: mhp genel başkanı alparslan türkeş, ika ajansı'na özel bir demeç verir ve hükümetin düşmesi belki yarın belki yarından da yakındır der.

    tarih, 22 aralık 1978. yer, maraş bağlarba-şı camisi: imam mustafa yıldız cuma vaazında konuşuyor: oruç ve namazla hacı olunmaz, bir alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır.

    tarih, 23-24 aralık 1978. yer, maraş: sevap kazanmak isteyenler daha da hareketlenirler. o akşam ve ertesi gün, alevilerin yoğun olarak yaşadıkları yörükselim, yusuflar, yenimahalle, sakarya, isadivanlı'da katliam başlar. evler tahrip edilir, yağmalanır, ateşe verilir, insanlar diri diri yaklılır.

    tarih, 25 aralık 1978. yer, maraş: dönemin başbakanı ve içişleri bakanı emekli hava tümgenerali irfan özaydınlı'nın sessizliği biter, çünkü katliam da bitmiştir. askeri birlikler, mahallelerden cesetleri toplamaya başladı. kahramanmaraş, yıkılmış, harabeye dönmüştür. resmi rakamlara göre ölü sayısı 111 kişidir. yaralı sayısı bini aşkın. 552 ev ve 289 işyeri tahrip edilmiştir. alevilerin yüzde 8o'i şehri terk etmeye başlamıştır. mahkeme kayıtları kurtuluş savaşı'ndan sonra kahraman ilan edilen maraş'ı şöyle tarif eder: sanki harpte bombalanmış, yakılmış yıkılmış bir hale dönmüştü.

    tarih, 20 aralık 2006. yer, ankara: maraş katliamının üzerinden 27 yıl geçmiştir. dönemin başbakanı bülent ecevit'in 1979'dan bu yana sakladığı ve çok ciddi bir kaynaktan verilmiştir notu bulunan bir belge ortaya çıkar: kahramanmaraş olayı mit'ten müşterek planlamaları ile çıkarılmıştır. türkeş oraya .'in tavassutuyla .'u tayin ettirerek güney bölgesi'ni ele geçirmiş ve maraş olayını rahatlıkla tertip ettirmiştir. mit olayın içinde olmasaydı maraş'tan her türlü istihbaratı aylar evvel alır ve olayın zuhur etmesine meydan vermezdi. mit, chp zamanında büyük olayları yapan ve yaptıran mhp'lilere ait bilgileri saklamış, sıkıyönetim mahkemelerine sadece sola ait raporların verilmesi hususunda türkeş, mit'teki elemanlarına talimat vermiştir.

    aradan 27 yıl geçtikten sonra ortaya çıkan bu önemli belgeye rağmen, bu davanın yeniden görülmesi gerekmez mi? hadi hukuki süreç de bir yana, en azından toplumsal vicdan bunu zorunlu kılmaz mı?

    kaynak:birgün gazetesi
    yorguntalebe, 18.11.2008 09:03