kategori
hizmet  
- düsüncesi fikri ideolojisi ne olursa kim olursa olsun buna hiç takılıp kalmadan insanlara faydalı olabilmek..vali recep yazıcıoğlu vardı bir dönem ...herkes sevmişti onu..cünkü bir ayırım yapmıyordu hizmette...bugün kaybedenlere baktığımızda hep ideolojisinin dısına cıkamayanlar vardır...(devamı gelecek)gezegen can, 28.07.2007 18:43
- hizmet beklerken hezimete uğrayabilir insan..desperation, 28.07.2007 18:45
- bugün g.doğuda dtp oyları neden düstü...öyle ya da böyle oralara bir hizmet gitti cünkü..umarım devam eder...dtp ideolojiden baska bir seyle uğraşmamıstır...umarım onlarda bundan artık bir ders cıkartırlar...halk hizmet istiyor...(devamı gelecek)gezegen can, 28.07.2007 18:48
- Kürt yurttaşlarımızın 22 Temmuz'daki seçmen tutum ve tercihleri, özel olarak üzerinde durulmayı hak eden bir konudur. Bu seçimlerin önemli sonuçlarından biri AKP'nin Doğu ve Güneydoğu'da sağladığı patlamadır.
Bölgede DTP adına seçime katılan bağımsızlar, umduklarının altında bir sonuç alabildiler. 2002 seçimlerinde DEHAP'ın aldığı oy oranı yüzde 6,2 idi, bu seçimlerde Türkiye genelinde bağımsızların aldığı oy yüzde 5,2 oldu. Bunun 1,2'lik bölümünü DTP'li olmayan bağımsızlara ayırdığımızda geriye yüzde 4 kalır. Demek ki, 2002 seçimlerine göre Kürt milliyetçiliği üzerinden siyaset yapan hareketin oyunda reel olarak yüzde 30 civarında bir gerileme söz konusudur. Türkiye genelinde bu seçimlerde 4 milyon yeni seçmenin de sandığa gittiğini unutmayalım. DEHAP'ın yüzde 6,2'lik oy oranı, genel Kürt seçmenin ancak yüzde 25'ine tekabül eder. Bu da seçim kampanyası sırasında kalp krizinden hayatını kaybeden Orhan Doğan'ın tespitiydi. AK Parti'nin 2002 seçimlerinde Doğu Anadolu Bölgesi'nde aldığı oy oranı yüzde 32,2 idi, 2007 seçimlerinde bu oranı yüzde 54,6'ya çıkardı; Güneydoğu Bölgesi'nde ise 2002'de 26,5 oy almışken 22 Temmuz'da bunu da 53,1'e yükseltme başarısını gösterdi. Yani artış tam iki katı oldu.
Doğu ve Güneydoğulu seçmenin tercihinde rol oynayan birinci derecedeki faktör nedir? Bunun, iktidar partisinin "ekonomideki başarısı"nın olmadığı açıktır. Çünkü kayda değer bir başarı söz konusu değildir. Sağlık alanında ve başka birkaç konuda iyileştirmeler olduğu doğrudur; ama takip edilen IMF malî disiplini ve liberal politikalar doğrultusunda devletin bu bölgeye herhangi bir yatırım yaptığı söylenemez. Başbakan, sıklıkla "Devletin bundan sonra doğrudan yatırım yapmayacağını; ancak yatırımcıların bu bölgeye gelmesi için teşviklerde bulunacağını" söylemiştir. Gerçekten de dişe dokunan bir yatırım olmadı. Nitekim seçimleri değerlendiren Muş Ticaret Odası Başkanı Talip Devrim, "Özellikle cumhurbaşkanlığı seçimi, CHP ile yaşanan gerginlikler seçime yansıdı. Yapılan teşvikler bizim bölgemizde etkili olmamıştır. 5-6 yıldır bize teşvik de verilmemiştir. Oylar demokrasiye verildi." (Yeni Şafak, 24 Temmuz 2007) demektedir. Bölgenin ekonomik durumu malumdur, bölge halkının 'mutlu' olduğu söylenemez. Hatırlayalım, Başbakan'ın "Bir Kürt sorunu vardır" dediği ünlü Diyarbakır mitingine 500 kişi katılmamıştı; benim Siirt'te takip ettiğim bir mitinginde de 1.500 kişiden fazla kişi yoktu. Kısaca ülkenin genelinde olduğu gibi bu bölgedeki seçim başarısında da "ekonomik faktör"ü son sıralara yerleştirip başka faktörler üzerinde durmak gerekir.
18 Nisan'da Ankara'da patlayan bombalar, terörün tırmanması ve bu çerçevede gündeme gelen sert üslup ile Kuzey Irak'a müdahale ihtimali Güneydoğulu seçmende derin bir kaygıya yol açtı. Terörle mücadele adı altında "muhtemel bir Türk-Kürt çatışması" ve "bölünme korkusu" bölge insanını ana gövdeye daha sıkı bağladı. Bir Türkiye partisi olarak sadece AK Parti kucaklayıcı bir şemsiye açtığı için ve ne kadar uzaklaşılmak istenirse istensin, onun İslamî geçmişi ve kökeni geniş kitleleri bu partiye yönlendirdi. İslam bir kere daha birleştirici faktör olarak rol oynadı, kardeşleri bir araya getirdi, umut olarak çatışma potansiyellerinin önüne geçti. Seçim günü bölgeden bir seçmenin TV'den söylediği şu söz her şeyi özetliyordu: "Bugüne kadar dilimiz için oy veriyorduk, bu seçimde dinimiz için verdik." Şehit cenazelerinin politik amaçla kullanılması, cami avlularında atılan sloganlar ve seçime iki gün kala Zana'nın radikal çıkışları, AK Parti'nin oylarına birkaç puan daha ekledi. Bu sonuç, bölgenin ve Kürt yurttaşlarımızın duygusal olarak hâlâ ve güçlü bir biçimde sistemden kopmadıklarını gösteriyor, aynı zamanda Güneydoğu veya Kürt sorununun çözüm adresine de işaret ediyor. Eğer milyonlarca insanın işaret ettiği referans çerçevesi kaale alınmayacak olursa, büyük bir fırsat heba edilmiş olacak. Umarım herkes bunu doğru değerlendirir.
ali bulaaçistanbul Tek niCk, 28.07.2007 18:57 - başlığa pek uymadı,istiyorsan silebilirim....istanbul Tek niCk, 28.07.2007 18:58
- bir gönüllüler hareketi var artık onlar herkese ulaşma herkesle bir şeyler paylaşıp acaba daha ileri nasıl götürürüz bu ülkeyi ülküsü peşinde...aslında sadece bu ülke değil adeta tüm insanlığa huzur barış nasıl tesis edilir heyecanı içindeler...onlar yapılmazları gerceklestirdiler zaman zaman....en uctaki insanların birbirlerini kucaklayıp ortak bir paydada olmalarını hatırlattılar bize....sevginin hoşgörünün bizim milletimizin yamaçlarındaki birer gül olduğunu, insanların en hayırlısının aslında fikir ideoloji ne olursa olsun insanlığa en cok hizmet edenin olduğunu zihnimie kazıdılar...(devamı gelecek)gezegen can, 28.07.2007 19:00 ~ 19:11
- (istanbul tek nick #1336402): yoo kalsın seninki de bir görüş...ali bulaç abinin söylediklerinde doğruluk payı olabilir ama eskiye nispetle oralarda bir gelişme öyle ya da böylevar...istenilen oranda istenilen kıvamda değil tabiki...ama bakalım bu meclisteki tüm partiler artık bir hizmet sevdalısı olur belki..gezegen can, 28.07.2007 19:02 ~ 19:20
